Welcome, visitor! [ Login

SANATTA CİNSELLİK

Escort Blog Genel 12 Mayıs 2012

SANATTA CİNSELLİK

Sanatta cinsellik; tarihin her döneminde tüm sanat dallarında yer almıştır. Cinselliğin önüne her dönemde çıkan tabular, sanattın da dönem dönem önünde engel teşkil etmiştir. Aslında sanat toplumsallığı yansıttığı için cinsellik ve insan bedeni de toplumsal yaşamın doğal bir parçasıdır. İlkel dönem sanatı, insan bedenini doğal haliyle almakta  ve cinselliği çıplak haliyle kutsamakta, cinsel birleşme bereketin göstergesi olmaktadır. Antik Yunan ve Antikçağ Roma’sında Yunan Mitolojisi cinsellik için sonu olmayan bir esin kaynağı oluşturmuştur. Cinsellik, Antik Yunan Kültüründe Cinselliği sınır tanımadan yaşayan Yunan Tanrıları tarafından şekillenmekteydi.Pompei Kenti Yüzyıl Evin’deki freskler bunun göstergesidir.

Tek tanrılı dinlerin ortaya çıkması ve toplumları etkilemesiyle zaman içinde bölgesel, toplumsal, kültürel anlamda bazı farklılıklar gösterse de temelde cinsellik ve buna bağlı olarak sanatta cinsellik uhrevi hayatın yansıması olarak günah sayılmaya başlanmıştır. Ancak Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde sanatsever çevrelerin portallerinde, fresklerinde hatta kilise duvarlarında erotik yapıtlara rastlanmaktaydı.

Gotik Dönem ise Hıristiyan bağnaz din anlayışının dönemi olarak bir çok sanat eserinin yok edildiği dönemdi. O dönemden kalan cinsellikle ilgili nadir eserlerden biri LOVE’S SPELL (Aşk Büyüsü) adlı eserdir.

 

Rönesans’a gelindiğinde Hümanizmin yaygınlaşmasıyla cinsellik sanatta önemli bir rol oynamaya başlar. Cinsel tabular sanatçılar tarafından hızla yıkılmaya başlanır. Dönemin önderlerinden şair Aretino “ Cinsel organlar ruhun penceresidir ve dünyanın bütün gizleri bir fahişenin bacakları arasındadır der.

Rönesans ve Reform ile sarsılan dinin toplumsal etkisi, Barok dönem sanatına baştan çıkarıcı, şehvetli, yarı masum, yarı ahlaksız bir nitelik kazandırdı.

18.yy sonları 19.yy başları  Sanayi Devrimi ile sanatta cinsellik yeni bir boyut kazandı. Sanayi Devriminin getirdiği sınıfsal değişimler evlilik öncesi dönemin uzamasına ve bu da evlilik dışı birlikteliklerin artmasına neden oldu. Bireysel özgürlükler ve bireyleşen kimlikler kadının erkek karşısındaki durumunu da değiştirmiştir. Üreten kadın, erkekler karşısında tarih boyunca üzerinde oluşturulan cinsel baskıdan kurtulacak cinsel özgürlüğünü bir nebze elde edecektir.

20.yy yaşanan yoğun kadın hareketlerine tanıklık etmiş ve kadınlar yüzyılın en önemli sonucunu yataktaki konumlarının değişimini elde etmişlerdir. 19.yy “ Kadının zevk alma duyusu yoktur” diyen doktorlarına karşı, 20.yy da  “kadın orgazmı” üzerinde duran yazarlar kadınlar için bir zafer demekti. Bu gelişmeler tarihten beri süregelen ataerkil yapının sadece sarsılmasına neden olmuştur. Ancak Kapitalizm hızlı dönüştürme işlemini her konuda olduğu gibi bu konuda da başarmış ve bu konuda da çıkar sağlayarak kadın bedenini bir meta haline dönüştürmüştür. Bu dönüşümde kadın bile dış görünümünü erkeğin beğenisine uygun olarak onaylar.

Bu dönüşümler sanatta cinselliğin farklı bakış açılarıyla yorumlanmasına, neyin sanat olduğu konusunda tartışma, bölünmelere neden olmuştur.Adem ve Havva simgesi toplumsal yaşamda çıplaklığın farkına varılması ve utanmanın kültürel miras olarak kalmasının yani mahrem olgusunun temelidir. Bu olgunun oluşturduğu etik değerler içerisinde yasaklar kurallar barındırır. Oysa sanat özgür bir ortam ve özgür bir tutum ister. Dolayısıyla sanatta var olan şeyler etik değerlerle yorumlanamaz.

Klasik sanatta çıplaklık güzellik simgesiyken, 20 yy da başkaldırış şekline dönüşmüştür.  Nü estetik değeri içine alan aynı zamanda izleyicisi olan erkeği kışkırtma amacı da olan resimlerdir. Manet’in Olympia’sının fahişesi izleyicisini resmin içine davet ederken bir başkaldırışı simgeler. Picasso, Rouault ta 20.yy hayat kadınlarını resimlerine konu edinen sanatçılardır. Resimdeki kadınlar hep izleyiciye bakmaktadırlar. Yani seyredilen hep kadındır. Günümüzde de bu seyirlik olma durumu hep kadına uygulanmaktadır. Bu kadının kendine davet ettirme olgusu bütün kitle iletişim araçlarında vazgeçilmez olmuştur.

Sanat ve felsefe her dönemde sanatçılarını müstehcen olmakla suçlamış ve baskı altına almaya çalışmıştır. Fakat bir dönem müstehcen olmakla suçlanıp baskı altına alınan sanat eseri daha sonraki dönemlerde birçok alanda elde edilen gelişimlerle başyapıt sayılmışlardır. Çünkü müstehcenlik sanatçı için sonuca giden bir araçtır. Bu durum ise kadın için başka bir durumu beraberinde getirir. Müstehcenliğin konusu kadın olunca, fetiş ve fantezinin de vazgeçilmezi kadın oluyor. Cinsellik kavramı sinemada da çok tartışılan bir kavramdır. Resimde izleyici olan erkek, sinemada kameraya alınacak filmlerinde onlara hitap edecek şekilde oluşmasına neden oluyor. Hızla artan endüstrileşme ile gelişen cihazlar seslendirmeyi olanaklı kılmış bu da sex sinemasını gelişmiş bir sanayi haline getirmiştir. Sinemanın günümüzdeki, gelişmişlik düzeyine ulaşmasında cinselliğin sinemada kullanılmasının etkisi yadsınamaz.

Son dönemde sinemadaki gelişmelere baktığımızda, sinemada cinsellik kavramına daha geniş bir bakış açısı görülse de, kadının çıplaklıktaki obje görevi devam etmekte, filmin bütününe baktığımızda çok küçük bölüm kapsayan cinsel sahneler hala tanıtımlarda kullanılmaktadır.

 

No Tags

  

Leave a Reply

  • Escort Ziyaretinde Cinsel Sorunlara Dikkat

    by on 12 Kasım 2018 - 0 Comments

    Başlıca Cinsel Sorunlar Nelerdir?   En Çok Rastlanan Cinsel Sorunlar Hangileridir? Escort Ziyaretinde Cinsel Sorunlara Dikkat?   Kadınlar için en sık rastlanan cinsel sorunlarının başında Vajinismus (ilk gece korusu) yer alıyor. Birçok kadın bu sorunun bir çözümü olduğunun bilincinde dahi değil. Fakat Ülkemizde de olmak üzere birçok ülkede vajinismus tedavisi uygulanan hekimler bulunuyor. Tedavisi günümüzde […]